İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne Yönelik Kooperatif Soruşturmasında İddianame Kabul Edildi, İlk Duruşma 18 Kasım’da

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından S.S. İş İnsanları Örnekköy Konut Yapı Kooperatifi’ne yönelik yürütülen kapsamlı soruşturma neticesinde hazırlanan iddianame, İzmir 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Mahkeme kararıyla sürecin yargı aşamasına taşındığı bildirilirken, davanın ilk duruşmasının 18 Kasım tarihinde Aliağa Ceza İnfaz Kurumları Duruşma Salonu’nda gerçekleştirileceği açıklandı. Bu gelişme, İzmir’in gündemini uzun süresi boyunca işgal eden ve yerel yönetimlerin kooperatiflerle ilişkilerini sorgulayan sürecin yeni bir evresinin başladığını gösteriyor.

Tunç Soyer davasında iddianame kabul edildi - Görsel 1
Tunç Soyer davasında iddianame kabul edildi - Haber Görseli 1

19 Sanık İçin Farklı Suçlamalar: Zimmet ve Zimmet Suçuna Yardım Etme

İddianamenin odak noktasında, eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, eski CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu ve eski İZBETON Genel Müdürü Heval Savaş Kaya dahil olmak üzere toplam 19 kişi yer alıyor. Savcılık tarafından hazırlanan iddianame kapsamında sanıklar iki ana suç unsuru çerçevesinde yargılanacak. Soyer ve Kaya’nın da aralarında bulunduğu bir grup şüphelinin üzerine "zimmet suçuna yardım etme" suçlaması yöneltilirken; Aslanoğlu’nun da içinde bulunduğu diğer bir grup şüphelinin karşısında ise doğrudan "zimmet" suçlaması yer alıyor. Bu ayrım, soruşturma sırasında toplanan delillerin her bir şüphelinin işlevine ve rolüne göre değerlendirildiğini, hukuki sorumlulukların bireysel başvuruya göre şekillendirildiğini ortaya koyuyor.

Tunç Soyer davasında iddianame kabul edildi - Görsel 2
Tunç Soyer davasında iddianame kabul edildi - Haber Görseli 2

Tutuklu Soyer: "Aylardır İddianame Yazılmasını Bekliyorduk"

Tutukluluğu devam eden eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, iddianamenin mahkemece kabul edilmesi gelişmesinin ardından sosyal medya hesaplarından kısa bir değerlendirme paylaştı. Soyer, "Aylardır, iddianame yazılmasını bekliyorduk. Dün nihayet o iddianame kabul edildi" ifadelerini kullanarak, sürecin uzun sürdüğünü ve nihayet yargılama aşamasına geçtiğini vurguladı. Bu açıklama, sanık tarafının savunduğu "yargılamaya hazırlanma sürecinin geciktirildiği" iddiasını da dolaylı yoldan destekleyen bir nitelik taşıyor.

Savunma Tarafı: "Üçüncü Dosyadan da İddianame Bekliyoruz" Diyerek Süreç Eleştirisi

Tunç Soyer’in avukatları Murat Aydın, İsmet Köymen ve Defne Soyer de gelişmeler ışığında yazılı bir açıklama yayımlayarak müvekkillerinin hukuki durumunu çerçeveledi. "Yedeğin Yedeği Tutuklamanın Yapıldığı Üçüncü Dosyadan da İddianame Bekliyoruz" başlığıyla yapılan açıklamada, Soyer hakkında açılan üç farklı dosyanın içeriğine dikkat çekildi. Avukatlar, ilk dosyanın kentsel dönüşümde kooperatifçilik modeli nedeniyle açıldığını, bu kapsamda Soyer’in 5 Ocak 2026 tarihinde tahliye edildiğini ancak tahliyesinden yalnızca 5 gün sonra kooperatiflerin iç işleyişine ilişkin ikinci bir dosyadan yeniden tutuklandığını belirtti.

Avukatlar: "İkinci Dosyada 523 Sayfalık İddianamede Tek Paragraf, Suç İsnatı Yok"

Savunma tarafının en dikkat çeken tespiti, ikinci dosya süreciyle ilgiliydi. Avukatlar, 523 sayfalık iddianamede müvekkilileri Tunç Soyer hakkında yalnızca tek bir paragrafın yer aldığını ve bu paragrafta herhangi bir suç isnadında bulunulmadığını kaydetti. Buna rağmen mahkemenin tutukluluk halinin devamına karar verdiğinin altını çizen savunma, "Kooperatifçiliği desteklemenin suç sayılması mümkün değildir" ifadesiyle hukuki zemini sorguladı. Avukatlar, yargı sürecinin kasten uzatıldığını, dosyaların içinden yeni dosyalar türetildiğini öne sürerek müvekkillerinin derhal tahliyesini talep etti.

Yargı Süreci Yeni Aşamaya Geçerken Beklentiler Odaklanıyor

Bu gelişmelerle İzmir’deki yerel yönetim ve kooperatif ilişkilerini merkezine alan yargı süreci, 18 Kasım ilk duruşmasıyla somut bir yargılama safhasına giriyor. İddianamenin kabulü, sanık sayısının 19’a çıkması ve yöneltilen suçlamaların niteliği (zimmet ve zimmet suçuna yardım), dosyanın hukuki ağırlığını ve kapsamlığını gösteriyor. Savunma tarafının "çoklu dosya" ve "suç isnadının zayıflığı" iddiaları ile savcılığın konuşturduğu deliller arasındaki çelişki, gelecek duruşmalarda tarafların ana tartışma konularını oluşturacak. Halkın ve yasal ciryandaki gözlemcilerin dikkati, Aliağa’da yapılacak ilk duruşmada mahkemenin tutukluluk kararı ve delil değerlendirmesi üzerine nasıl bir yol izleyeceğine odaklanıyor.


Kaynak: Sözcü - Gündem
Orijinal Haber: Orijinal haberi görüntüle