İngiltere'nin Batı Midlands bölgesindeki Solihull kentinde yaşayan 46 yaşındaki Sarah Lewis, beş yıl önce 41 yaşındayken yönetim muhasebecisi kariyeri ve iki çocuk ebeveynliği arasında kurduğu dengeyi "koşturarak" sürdürüyordu. Sürekli yorgunluğunu, demir eksikliğini veya uyku eksikliğini neden gösteren bu tempo, vücudunun gönderdiği diğer sinyalleri de gölgeledi.
Lewis, yüzünde, göğsünde ve vücudunun sol tarafında başlayan karıncalanmaların ardından yutkunma güçlüğü, şiddetli migrenler ve yürüme zorluğu yaşadı. Bu belirtiler aylarca "geçer" diyerek ertelendi. Mayıs 2023'te aile hekimine başvurduğunda durum ciddi boyuta ulaşmıştı. Hekimler onu doğrudan hastaneye sevk etti. 10 gün süren hastane kalışının sonucunda teşhis "Fonksiyonel Nörolojik Bozukluk" (FND) olarak konuldu.

FND; beynin yapısal hasar görmediği halde, sinir sisteminin çalışma ağılarında bir bozulma oluştuğu bir nörolojik durumdur. Hareket, duyusal algı, konuşma ve bilişsel işlevleri etkileyebilen bu hastalık, belirtileriyle inme veya Multipl Skleroz (MS) gibi rahatsızlıkları andırabilir. İngiltere verilerine göre en az 50 binden 100 bine kadar kişi FND ile yaşıyor; nöroloji poliklinik başvurularının yaklaşık yüzde 6'sını oluşturuyor. Her yıl yaklaşık 8 bin yeni vaka tespit ediliyor.
Lewis, geçmişe dönüp baktığında o süreci şöyle özetliyor: "Geriye baktığımda, o zamanlar neler olduğunu fark etmemiştim. Çok küçük, birbirinden bağımsız şeylerdi. Sanırım bunun bir kısmı iş hayatı ve ebeveynlik arasında bir denge kurma çabasından kaynaklanıyordu. Sanki yokuş aşağı koşuyorsunuz ve ivme sizi sadece götürüyor."

Nisan 2023'te belirtiler ağırlaştı. İş stresi, kayınvalidesini kaybetmesi ve biriken sorunlar vücudunu zorladı. 3 Mayıs'ta oğlunun doğum gününde "Yürümek bir yana, düz bir çizgide bile ilerleyemez hale geldim" diyerek durumun ciddiyetini anladı. Bir hafta sonraki doğum günü partisinde dengesinin tamamen bozulduğunu, "Ayrıca çok kekeliyordum" ifadesiyle anlattı.
Hastalık Lewis'in konuşma, yutma ve hafıza işlevlerini de etkiledi. Şu an uzun mesafelerde tekerlekli sandalye kullanmak zorunda olan Lewis, günlük yaşamında annesinin bakımına muhtaç. "Geriye dönüp baktığımda 'Neden doktora gitmedim?' diye düşünüyorum. Bu çılgınlık" diyen Lewis, o dönemdeki düşünce akışını şöyle aktardı: "Ama kendime hep 'Yarın her şey yoluna girecek. Çocukların okul işleri var. Şu an durup değerlendirme yapacak vaktin yok' derdim. Çalışan bir ebeveyn olarak işinizi veya çocuklarınızı feda edemezsiniz, bu yüzden kendinizi en sona atarsınız."
Bupa tarafından yapılan bir araştırmaya göre ebeveynlerin %73'ü, çocuklarının sağlığıyla ilgilenirken kendi sağlıklarını ikinci plana atıyor. Bupa Tıbbi Direktörü Dr. Naveen Puri, ebeveynlerin çocuk bakımı, iş ve ev sorumlulukları arasında denge kurarken kendi sağlıklarını ihmal edebildiğini vurguladı.
FND Vakfı'na göre erken teşhis, fizyoterapi ve bilişsel davranışçı terapi (BDT) gibi yaklaşımlarla tedaviye başlanmasını ve uzun vadede daha iyi sonuçlar alınmasını sağlıyor. Lewis'in hikayesi, "sadece yorgunum" diyerek ertelenen bir kontrolün nasıl geri döndürülemez sonuçlar doğurabileceğinin acı bir hatırlatması olarak duruyor.
Kaynak: Sözcü - Sağlık
Orijinal Haber: Orijinal haberi görüntüle
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!