BM Genel Kurulu’nda Netanyahu Protesto ile Karşılaştı, Çağrı Cihazı Sergileyerek Hizbullah’a Mesaj Verdi

BM Genel Kurulu’nda İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun yaptığı konuşma, salonun neredeyse tamamen boşalması ve ağır yuhalanmayla sonuçlanan diplomatik bir kriz anına dönüşti. Netanyahu, kürsüye çıktığı anda sayısız ülke heyeti tarafından protesto edilerek salonun terk edilmesiyle karşılaştı; bu boşluk içinde yaptığı konuşmada eline aldığı bir çağrı cihazıyla, Eylül 2024’te Lübnan’da Hizbullah’a yönelik düzenlenen ölümlü pager saldırılarını hatırlatarak bölgeye yönelik ağır bir tehdit dili kullandı.

BM kürsüsünde yuhalanan Netanyahu, dünyayı bu cihazla tehdit etti - Görsel 1
BM kürsüsünde yuhalanan Netanyahu, dünyayı bu cihazla tehdit etti - Haber Görseli 1

Salon Boşaldı, Yuhalama Yarattı

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun açılış yüksek düzey toplantıları kapsamında New York’taki BM Merkezi’nde gerçekleşen oturumda, İsrail Başbakanı Netanyahu’nun konuşması öncesinden itibaren gerginlik barındırıyordu. Kaynaklara göre Netanyahu kürsüye çıktığı sırada, İsrail’in Gazze ve Lübnan’daki operasyonlarına tepki olarak bir dizi ülke heyetinin temsilcileri koltuklarını boşaltarak salonun dışına doğru hareket etti. Temsilcilerin bu kolektif terk etme eylemi, Netanyahu’nun konuşma yaptığı podyumun karşısında neredeyse boş bir genel kurul görüntüsünün oluşmasını sağladı. Kalan az sayıdaki dinleyici ve basın üyeleri önünde Netanyahu, yoğun yuhalama ve protesta sloganı içinde söz alma çabasına girişti.

"Hizbullah Kesinlikle Hatırlıyor" Diyerek Pager Saldırılarına Atıfta Bulundu

Boşalan salonun ortasında, masasının üzerinde duran bir çağrı cihazını (pager) eline alarak havaya kaldıran Netanyahu, "Çağrı cihazlarını hatırlıyor musunuz? Hizbullah kesinlikle hatırlıyor" ifadelerini kullandı. Bu hareket ve sözler, uluslararası camiada yoğun bir tartışma ve suçlama konusu olmuş, 17 Eylül 2024 tarihinde Lübnan genelinde Hizbullah mensuplarının kullandığı çağrı cihazlarının uzaktan tetiklenerek patlatıldığı operasyona doğrudan atıfta bulunuyordu. Netanyahu’nun bu proaktif ve sembolik duruşu, İsrail’in gizli istihbarat yeteneklerini ve operasyonel erişimini açıkça öne çıkarma amacı taşıyordu.

Eylül 2024’te Yaşanan İki Aşamalı Patlama Dalgası ve Ofranlar

Kaynak metinde detaylandırıldığı üzere, söz konusu operasyon 17 Eylül 2024 tarihinde gerçekleşti. O gün Lübnan’da Hizbullah üyelerinin ve yakın çevrelerinin kullandığı binlerce çağrı cihazı neredeyse aynı anda patlatılmıştı. Bu ilk dalga saldırıda 2 çocuk dahil en az 12 kişinin hayatını kaybettiği, yaklaşık 2 bin 800 insanın yaralandığı bildirilmişti. Saldırının şokunun atmadığı 18 Eylül 2024 tarihinde ise bu sefer telsiz cihazlarını hedef alan ikinci bir patlama dalgası yaşanmıştı. İkinci dalgada ölü sayısının 37’ye çıktığı, yüzlerce kişinin yaralandığı ve bu olayların Lübnan’da yaygın panik ve kaos yaratığı aktarılıyordu. Netanyahu, BM kürsüsünden yaptığı bu hatırlatma ile bu operasyonların arkasında İsrail’in olduğunu dolaylı yoldan kabullenmekte ve bu yeteneğin devam edeceğini ima etmekteydi.

Uluslararası Arena’da İzolasyon ve Tehdit Dili

Bu gelişme, İsrail’in uluslararası arenadaki artan izolasyonunu ve Netanyahu’nun bu izolasyon karşısında sergilediği sert tutumu bir kez daha gözler önüne serdi. Genel Kurul’un neredeyse tamamen boşalması, dünya kamuoyunun ve birçok devletin İsrail politikalarına verdiği tepkının bir göstergesi olarak okundu. Netanyahu ise bu tepkiyi göz ardı ederek, geçmiş aylarda yaşanan ve uluslararası hukukçular tarafından "ayırt etme ilkesini ihlal eden" olarak nitelendirilen pager ve telsiz saldırılarını bir başarı ve güç göstergesi olarak sunmayı tercih etti. Bu tablo, BM platformunun işlevsizliğine ve büyük güçlerin bölgesel dengeyi kuramadığının işareti olarak da yorumlanabilir nitelikteydi.


Kaynak: Sözcü - Sözcü
Orijinal Haber: Orijinal haberi görüntüle