İngiltere'de किए गए son kamuoyu araştırmaları, dövme kültürünün toplumsal kabulünün iş yerlerine ne derece yansıdığını sorguluyor. Uluslararası araştırma şirketi YouGov'un 2024 verilerine göre İngiltere'de 25-49 yaş grubundaki bireylerin yüzde 40'ının vücudunda en az bir dövme bulunuyor. En yaygın tercih edilen bölge üst kol olsa da, sosyolog Dr. Michael Rees'in tespitine göre "gizlenemeyen" bölgelerdeki dövmeler için toplumsal kabul hâlâ sınırlı kalıyor.

Rees, akademik kariyerinin başında ellerine ve boyununa dövme yapmamak için kasıtlı bir seçim yaptığını belirterek, "Çalıştığım meslekte bile bunun iş bulma ihtimalime zarar verebileceğinden endişe ediyordum" diye konuştu. Sosyolog, bu bölgelerdeki dövmelerin bireylerin çalışabileceği meslek yelpazesini daralttığını vurguluyor.

YouGov'un 2022 yılında yaptığı bir başka çalışma da bu tabloyu destekliyor. Ankete katılanların yaklaşık üçte ikisi, yüz ve boyundaki görünür dövmeleri profesyonelliğe aykırı bulurken, vücudun diğer kısımlarındaki dövmeler için benzer bir endişenin olmadığını ifade etti.

Kanada Calgary Üniversitesi'nde doktora tezinde iş yerlerindeki dövme algılarını inceleyen Dr. Alyssa Grocutt, dövmeli bireylere yönelik olumlu ve olumsuz önyargıların hâlâ sürdüğünü kaydetti. Grocutt'a göre kafatası veya bıçak gibi "ürkütücü" algılanan dövmelere sahip kişiler riskli görülürken, gül veya yaprak motipleri taşıyanlar daha yaratıcı ve sanatsal olarak değerlendiriliyor. Araştırmacı, genel bir bakışta görünür dövmeli başvuru sahiplerinin dövmesi olmayan adaylara kıyasla işe alma ihtimalinin "biraz daha düşük" olduğunu belirtti.

Ancak Grocutt, dövmelerin girişimciler ve yaratıcı sektörlerde çalışanlar için "kişisel markanın bir uzantısı" olarak işlev gördüğünü, bu alanlarda hatta bir avantaj sağlayabildiğini ekliyor.

Dövme sanatçısı Martha Smith, son 13 yılda müşteri profili ve sanatçının kendisinin kökeni açısından büyük bir değişim yaşandığını anlatıyor. Smith, "Muhtemelen 2000'li yılların başına kadar yalnızca belirli bir insan tipi dövme yaptırabileceğini düşünüyorduk. Ancak müşteriler kesinlikle daha çeşitlendi" diyerek, NHS çalışanlarından öğretmenlere, sosyal hizmet uzmanlarından sanat galerisi çalışanlarına kadar geniş bir yelpazeye hitap ettiklerini ifade etti. İnce çizgi (fine line) ve nokta işi (dotwork) gibi zarif tekniklere ilgi artarken, sosyal medyada bu stillere dair etiketlerin milyonlarca kez arandığını hatırlatan Smith, dövme sanatçılarının da artık çok daha çeşitli sanatsal geçmişlerden geldiğini, bu durumun dövmenin taşıyabileceği anlamları zenginleştirdiğini söylüyor.

Sosyolog Rees, dövme popülerliğinin arkındaki en güçlü dinamigin "özgünlük" arayışı olduğunu savunuyor. "Görüştüğüm insanların çoğu, dövmenin kendilerine bunu kazandırdığını düşünüyordu. Bir müzik grubuna, bir kişiye, bağımlılıktan kurtulmaya ya da yalnızca gerçekte kim olduklarını göstermeye yönelik bir bağlılığı ifade ediyordu" diyen Rees, bu trendin 2000'li yılların başında ünlülerin ve televizyon programlarının etkisiyle hız kazandığını, günümüzde Harry Styles ve Ed Sheeran gibi isimlerin onlarca dövmesiyle bu sürecin zirvesinde olduğunu not ediyor.

Gelecekteki pişmanlık riski üzerine 44 yaşındaki Catherine Hibbert, dövmelerini "birer hikâye" olarak tanımlıyor. "Onlar benimle ve hayatımla ilgili anıları ve hikâyeleri taşıyor. Bu benim için bir endişe kaynağı değil" diyen Hibbert, vücudunu bir anı defteri gibi gördüğünü belirtiyor.

Özetle; dövmeler sanat galerilerinden şirket ofislerine kadar yayıldığı halde, "nerede" ve "ne tür" soruları iş dünyasında hâlâ belirleyici rol oynamaya devam ediyor.


Kaynak: BBC Türkçe - Haberler
Orijinal Haber: Orijinal haberi görüntüle