İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, New York'ta gerçekleştirilen Birleşmiş Milletler Genel Kurulu 79. dönem toplantısında yaptığı konuşma, Türkiye ile İsrail arasındaki diplomatik gerilimi zirveye taşıdı. Netanyahu, kürsüye geçtiği anda salondaki boş koltukların farkında olunduğunu belirterek, "Bu salonu henüz terk etmemiş başka ahlaki korkaklar varsa, lütfen şimdi terk etsinler" diyerek başladığı konuşmada, hedeflerinin başına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı koydu.
İsrail lideri, Türkiye'yi "Yahudi karşıtı yalanların süper yayıcısı haline gelen son ülke" olarak tanımlarken, Erdoğan için "bir tiran" ifadesini kullandı. Netanyahu, "Kendisi aynı zamanda Hamas'ın terör elebaşlarına da ev sahipliği yapıyor" diyerek, Türkiye'nin Filistin muhafızlarına konaklama yapıldığı iddiasını tekrar gündeme getirdi. Bu sözler, wenige gün önce Erdoğan'ın BM zirvesindeki konuşmasında, dünya liderlerinden İsrail üzerinde baskı artırma çağrısı yaptığı bağlamda geldi.
ANKARA'DAN "HADSİZ VE ALÇAK" YANITI Netanyahu'nun açıklamaları Ankara'da hem resmi kanallarda hem de parti düzeyinde tarihi derecede sert tepkilere yol açtı. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Netanyahu için "hadsiz ve alçak" tabirlerini kullanarak, İsrail Başbakanı'nın söylemini doğrudan hedef aldı.
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik de yazılı bir açıklamada, Netanyahu'nun sözlerini "Sayın Cumhurbaşkanımızı ve ülkemizi hedef alan hadsiz, saldırgan ve hezeyan dolu açıklamalar" olarak tanımlayıp "en güçlü şekilde lanetliyoruz" ifadesini kullandı. Çelik, Netanyahu'nun bu tavrının "ahlaki bir çöküş"ün işareti olduğunu kaydetti.
KONuşMANIN DİĞER HATLARI VE SALON DİNAMİĞİ Netanyahu'nun 約 50 dakika süren konuşması, Erdoğan ile sınırlı kalmadı. İsrail Başbakanı, müttefik olduğu halde Batı Şeria yerleşimleri nedeniyle yaptırım kararı alan İngiltere ve Fransa'yı da hedef aldı. "İsrail'i, o küçücük İsrail'i sömürgecilikle suçluyorlar... Peki bizi kim suçluyor? Aralarında İngiltere ve Fransa'daki insanlar da var. Allah aşkına, bu terimi icat eden bizzat kendileriydi" diyerek, bu ülkelere geçmiş sömürgecilik mirasları hatırlattı.
Katar'ı ise İsrail hakkında "yalanlar" yaymak için "milyarlar" harcamakla suçlayan Netanyahu, New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani'yi "antisemitik" ilan ederek, "Bu şehrin belediye başkanı seçildiğinizden beri pek çok Yahudi artık kendini güvende hissetmiyor" iddiasında bulundu. Mamdani, Netanyahu hakkında Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin (UCM) tutuklama emrini uygulama tehdidinde bulunmuştu.
Konuşmanın en dikkat çeken anlarından biri, Netanyahu'nun kürsüye yaklaşık yedi ay önce Lübnan'da patlatılan ve Hizbullah üyelerine hedef alındığı iddia edilen pager cihazlarına benzeyen bir aparatı havaya kaldırmasıydı. Bu jest, uluslararası alanda yoğun eleştiri toplayan operasyonu meşrulaştırma girişimi olarak yorumlandı.
DIŞARIDA PROTESTO, İÇERİDE BOŞALMA Netanyahu konuşurken Genel Kurul salonu büyük ölçüde boşalmıştı. Birçok ülke temsilcisi, İsrail Başbakanı'nın kürsüye çıkmasıyla birlikte salonu terk etme kararı almıştı. BM binasının dışında ise "Soykırımı durdurun" pankartlarıyla onlarca protestocu toplandı. Protestolara Hollywood yıldızı Susan Sarandon ve "Hacks" dizisinin oyuncusu Hannah Einbeinder da katıldı; polis her iki ünlü dahil çok sayıda göstericiyi gözaltına aldı.
Katar Dışişleri Bakanlığı sözcüsü 25 Eylül tarihli açıklamasında, Netanyahu'nun sözlerinin İsrail'in politikalarından ve insani sonuçlarından "dikkatleri dağıtma" amacı taşıdığını belirtti. Netanyahu ise İran için "katil bir diktatörlük" lafzını kullanarak, İsrail ve ABD operasyonlarının Tahran'ın nükleer silah kapasitesini durdurduğunu savundu. UCM'nin 2024 kararı kapsamında kendisiyle ilgili "savaş suçlarından sorumlu olmak için makul gerekçeler" bulunduğunu hatırlatan Netanyahu, iddiaları reddettiğini tekrarladı.
Kaynak: BBC Türkçe - Haberler
Orijinal Haber: Orijinal haberi görüntüle
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!