Suriye ile İsrail arasındaki 1974 tarihli Kuvvetlerin Ayrışması Anlaşması'nın oluşturduğu tampon bölge, son iki yılda tanınmaz bir hale geldi. BBC Türkçe'nin yerel tanıklarla yaptığı görüşmeler, uydu görüntüleri ve Uluslararası Af Örgütü verileri; İsrail'in 8 Aralık 2024'te Beşar Esad yönetiminin devrilmesinden bu yana güney Suriye'de "geçici güvenlik tedbiri" olarak tanımladığı faaliyetlerin, aslında kalıcı bir askeri yerleşim ve genişleme stratejisi izlediğini gösteriyor.
Öykü, 24 Nisan 2024 sabahı Cabata el-Haşab köyünde başlıyor. Köy, tampon bölgesinin Suriye tarafındaki bir yerleşim yeri. O gün 17 yaşındaki Saddam, tarım arazisindeyken İsrail askerleri tarafından gözaltına alındı. Babası Hasan Ahmed, BBC'ye oğlunun elleri bağlandı, gözleri bağlandı ve "İsrail topraklarını ihlal etti" denildiğini anlattı. Saddam'ın hakkında ne dava açıldı ne de resmi bir suçlama yapıldı. Babası, oğlunun Ofar Hapishanesi'ndeki çocuk bölümüne, ardından yetişkinler bölümüne nakledildiğini ve ondan bu yana haber alamadığını söylüyor.
BBC'nin resmi kayıtlardan elde ettiği veriye göre Saddam'ın durumu bir istisna değil. Esad'ın düşmesinden bu yana İsrail hapishanelerinde hâlâ 43 Suriye vatandaşı tutuluyor. Çoğu için de Saddam'ınkine benzer bir "yasadışı müdahale" veya "önleyici tutuklama" meşruiyeti öne sürülüyor.
Köy yaşamı: Baskınlar, buldozerler ve korku
Sınır köylerinde yaşayanlar için bu süreç sadece gözaltılarla sınırlı kalmadı. Dera kırsalındaki Ma'ariyyah köyünde yaşayan Muhammed Damarah, İsrail güçlerinin yolunu taşlarla kesecekleri girişimlerde buldozerlerle ve silahla yol açtığını, müdahale edenlerin cezalandırılacağı tehditlerini anlattı. Damarah, "Çocuklarımız uyandıklarında başlarına doğrultulmuş bir İsrail askerinin silahını görebilecekleri korkusuyla uyuyamıyor" diyerek, insansız hava araçlarının (İHA) ve atılan mermilerin yarattığı sürekli bir gerilim olduğunu kaydetti.
Aynı köyden Sahar Al-Ghaith, gündüz-gece yapılan baskınlar nedeniyle tarladaki mahsullerinin çürümeye bırakıldığını, hayvancılık gelirlerinin kesildiğini ve süt-yoğurt gibi temel gıdalara erişimin zorlaştığını belirtti. "Korku artık askerler geldiğinde değil, evdeki yaşamın bir parçası haline geldi" diyen Al-Ghaith, bazı köylülerin hayvanlarını satmak zorunda kaldığını aktardı.
Uluslararası Af Örgütü verilerine göre, İsrail'in ilerlemesi başladığından bu yana geçen altı ayda sadece Kuneytra'daki üç köyde en az 23 sivil bina yıkıldı veya hasar gördü.
Resmi durum: "Güvenlik" mi, "İşgal" mi?
İsrail Ordusu, BBC'ye yaptığı açıklamada faaliyetlerin "İsrail vatandaşlarını korumak" amacıyla ve uluslararası huqa uygun olarak yürütüldüğünü, tarım arazilerine zarar vermemeye özen gösterildiğini savundu. Ordue, Saddam için "kimlik tespiti veya durum araştırması için yeterli bilgi yok" denirken, kuzeni Hasan İbrahim Ahmed için "terörist faaliyetler" ve IŞİD üyeliği şüphesiyle tutuklandığını belirtti. Kurum, tutuklananların yargılama veya "Yasadışı Muharipler Yasası" kapsamında önleyici tutuklamaya tabi tutulduğunu, suçunsuz çıkanların Suriye'ye iade edildiğini ifade etti.
Ancak sahadaki bulgular bu resmi anlatımı sorguluyor. Birleşmiş Milletler Ateşkesi Gözlem Gücü (UNDOF) denetimindeki tampon bölgeye, Esad'ın düşmesinden bu yana dokuz askeri üs kuruldu. Bu üslerden dördü, anlaşma sınırları olan tampon bölgenin ötesinde, yani Suriye topraklarının derinliklerinde yer alıyor. Uydu görüntüleri, bu noktalarda askerî mevzilerin, beton bariyerlerin ve yapı faaliyetlerinin hızla arttığını kanıtlıyor.
İsrail Savunma Bakanı İsrail Katz, Ocak 2025'te Cebel Şeyh ziyareti sırasında askerlerin tampon bölgede "belirsiz bir süre" kalacağını açıklamıştı. Eylül 2026'da Başbakan Binyamin Netanyahu da Cebel Şeyh'ten Yermuk Nehri'ne kadar olan bölgede kontrolün tamamen İsrail'de olduğunu, sınırlarında bir "terör ordusuna" izin vermeyeceklerini宣言 etmişti.
Müzakere masasında çatışma
ABD arabuluculuğuyla Suriye geçiş hükümeti ile İsrail arasında yeni bir güvenlik anlaşması için görüşmeler sürüyor. Ağustos 2026'da Ürdün'de Suriye Dışişleri Bakanı Esad Şeybani ile Mossad Direktörü Roman Goffman bir araya geldi. Şeybani, güvenlik düzenlemelerinin büyük kısmında prensipte ve yazılı olarak uzlaşıldığını söylese de, Şam yönetimi İsrail'in bu anlaşmaları uygulama istekliliğinden şüphe duyduğunu ifade ediyor.
Suriye, İsrail'in 8 Aralık 2024 öncesindeki mevzilere çekilmesini ve ayrışma anlaşmasının tam uygulanmasını talep ediyor. Buna karşılık İsrail, hem tampon bölgede hem de Şam kırsalındaki Beyt Cin (Kasım 2025, en az 13 ölü) ve İdlib'deki Ebu Zuhur Hava Üssü (Ağustos 2026) gibi derinliklerdeki operasyonlarıyla "güvenlik bölgesi" tanımını kuzeye doğru genişletiyor. Ağustos 2026'daki İdlib operasyonu, Türkiye'nin Suriye'deki varlığıyla 관련된 gerilimler arttığı bir dönemde gerçekleşmişti.
Sıkışan siviller
Diplomatik çekişme sürerken, Cabata el-Haşab'dan Ma'ariyyah'a uzanan köylerin sakinleri, genişleyen askeri varlık ile henüz sonuçlanmamış siyasi bir çözüm arasında sıkışmış durumda. Güvenlikleri, evleri, tarım arazileri ve geçim kaynakları bu belirsizliğin bedelini ödüyor. Hasan Ahmed gibi babalar için ise tek bir umut var: Oğullarının, hiçbir suçlamaya dayanmadan yaşadıkları bu karanlık sürecin bir sonu olup, evlerine dönebilecekleri günün gelmesi.
Kaynak: BBC Türkçe - Haberler
Orijinal Haber: Orijinal haberi görüntüle
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!