Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in ABD başkanı Donald Trump ile görüşmesi için Washington'a gelmesiyle birlikte, Ortadoğu gerginliklerinin zirve gündemine oturduğu anlaşılıyor. Ziyaretin sadece birkaç gün öncesinde Pekin, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'yi kabul ederek Tahran üzerindeki stratejik etkisini ve bölgedeki oyunculuğunu hatırlatmıştı.

Kaynaklardaki bilgilere göre, perşembe günü gerçekleşecek Trump-Şi görüşmesinde İran dosyası, ticaret savaşları ve Tayvan meselesiyle birlikte en kritik konulardan biri olacak. Çin, girdiği yedinci ayda olan İran-İsrail çatışması sürecinde tutarlı bir çizgi izledi; ABD ve İsrail'in İran'a yönelik operasyonlarını ve Washington'ın tek taraflı yaptırımlarını kınarken, savaşın bitirilmesi ve Hürmüz Boğazı'nın güvenliğinin sağlanması çağrısında bulundu.

Enerji güvenliği ve rezervlerin erimesi

Exeter Üniversitesi Çin-Ortadoğu uzmanı Dr. Andrea Ghiselli, Çin'in mevcut durumu bir süre daha taşıyabileceğini ancak ekonomik maliyetlerin artık yükseleceğini vurguluyor. Ghiselli'ye göre, "Çin, bu çatışmanın ABD ile ilişkilerinde bir gerginliğe yol açmasını istemiyor" ancak "İran'ın temel çıkarlarını ve taleplerini de baltalamayacak".

Uluslararası Kriz Grubu'ndan Hamidreza Azizi, Çin'in dünyanın en büyük petrol ithalçısı konumundayken, enerjisinin %70'ten fazlasını ithal ettiğini (ABD Enerji Bilgi İdaresi 2025 verileri) hatırlatıyor. İran petrolü geçen yıl Çin ithalının yalnızca %12'sini oluştururken, Ortadoğu toplamda %42'lik paya sahipti. Çin, İran kaynaklı açığı Rusya ve Brezilya arzlarıyla doldurmayı başarmış olsa da, doğalgaz tarafında alternatif yaratmak çok daha zor.

Columbia Üniversitesi araştırmacısı Erica Downs, Çin'in stratejik petrol rezervlerinin 2025 başında 1-1,4 milyar varil bandında tahmin edildiğini, bu miktarın sadece Ortadoğu ithalatı için yaklaşık 254 gün yeteceğini belirtiyor. Ancak Reuters verilerine göre Çin, son dört ayın üçünde (Ağustos dahil) bu rezervlerden kullanmak zorunda kalmış. Downs, "Pekin muhtemelen elinde hatırı sayılır bir rezerv kalsın diye stoklarını kullanmayı mümkün olan en kısa sürede durdurmayı tercih eder" diyor.

Deniz ablukası ve kara yollarına zorlama

Trump yönetimi, İran ekonomisini ölüme conden vapurlara ve bankalara ikincil yaptırımlar tehdidiyle "deniz ablukası" uyguluyor. Bu ablukadan dolayı İran'ın Çin'e giden ham petrol sevkiyatı, 14 Temmuz'dan bu yana Hürmüz Boğazı'ndan geçemiyor. Reuters'a göre Mart ayında günde 2 milyon varil sevk eden İran, Ağustos'ta bu rakamı 220-255 bin varil bandına düşürmek zorunda kaldı.

George Washington Üniversitesinden İran uzmanı Mohammad Ghaedi, ablukanın devamı durumunda ticaretin kara yollarına (Demiryolu/Karayolu) sıkışacağını, bunun ise deniz taşımacılığına göre çok daha pahalı ve kapasitesi düşük bir alternatif olacağını uyarıyor.

Pekin'in "kırmızı çizgisi": Bankalar ve emsal

ABD, Çinli şirketlere yaptırım uygulamasına rağmen şu ana kadar Çin'in dev devlet bankalarını hedef almaktan çekindi. Azizi, "Çinliler, ABD'nin baskı yoluyla Çinli şirketleri ve bankaları kendi politikalarını uygulamaya zorlayabileceği bir emsalin oluşturulmasını istemiyorlar" diyerek Pekin'in bu konudaki direncini açıklıyor. Çin resmi yetkililer, İran ile işbirliğinin uluslararası hukuka uygun olduğunu, "yasadışı tek taraflı yaptırımları" reddettiklerini tekrarlıyor.

Müzakere baskısı ve getiri beklentisi

Dr. Ghiselli, Çin'in müzakere yoluyla çözümü istediğini, bunun İran'ın çatışmayı tırmandırmasını engelleyeceğini kaydediyor. Pekin'in stratejisi, müzakereleri yeniden başlatmak ve hatta İranlıları Trump'ın bir "zafer" ilan edebileceği türden tavizlere itmek olabilir. Ancak Çin, herhangi bir anlaşmanın İran için somut kazanımlar (yaptırımların kalkması, dondurulan fonlara erişim, askeri operasyonların durması) içermesi için baskı yapmaya devam edecek.

Çin'in ihracata dayalı büyüme modeli (2023'te net ihracat GSYİH'nın %32,7'sini oluşturdu) ve emlak krizi, yerel borçlanma gibi iç sorunlar göz önüne alındığında, bölgedeki bir ekonomik kriz veya enerji şokunun Pekin için kabul edilemez riskler taşıdığı görülüyor. Bu nedenle Şi Cinping, Trump ile masada İran dosyasını hem bir enerji güvenliği hem de jeopolitik denge aracı olarak kullanmaya hazırlanıyor.


Kaynak: BBC Türkçe - Haberler
Orijinal Haber: Orijinal haberi görüntüle