Türkiye gündemini işgal eden fon krizinin odak noktası olan Tera Portföy Yönetimi AŞ'nin geçmiş denetim raporları, Meclis'te sert bir tartışmayı başlattı. CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay, şirketin 2020 yılından itibaren yayımlanan üç aylık dönem raporlarını temel alarak, şirket kasasındaki dramatik değişimi rakamlarla belgeledi.
Akay'a göre, inceleme döneminin başında 2 milyar 470 milyon lira seviyesinde olan nakit ve nakit benzeşenler, dönem sonunda 4 milyon 240 bin liraya düşerken; diğer yanda finansal yatırımlar 3 milyar 850 milyon lira artış göstermiş. Milletvekili bu tabloyu "Şirketin elindeki nakdin büyük bölümü finansal varlıklara dönüşmüş" diyerek özetledi ve "Bu milyarlarca liralık hareket hangi işlemlerle gerçekleşti? SPK bu işlemleri denetledi mi?" sorularını havaya kaldırdı. Akay, olayı "Olayın göz göre göre geldiği, SPK'nın müdahale etmediği bariz" ifadeleriyle tanımladı.

Soruşturmanın çerçevesini genişletmek isteyen YENİ Parti Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz ise, sürecin sadece portföy yönetimine hapsolmaması gerektiğini savundu. Yavuzyılmaz, soruşturma kapsamında Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) ve Takasbank yöneticilerinin de incelenmesi ve görevden geçici olarak uzaklaştırılması çağrısında bulundu. Milletvekili, yaşananları "fon vurgunu" olarak nitelendirirken, tutuklamaların "göz boyama" olduğunu, olayı siyasi ayağının da ortaya çıkarılması gerektiğini aktardı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD New York'taki Türk Evi'nde yaptığı açıklamada, sürecin hukuki boyutuna dikkat çekti. Erdoğan, "Sermaye piyasası ilkeleri ve hukuk çerçevesinde gerekli her türlü adım atılıyor ve atılacak. Yargımız aynı şekilde kapsamlı bir soruşturma başlattı; bazı gözaltılar ve tutuklamalar oldu. Sorumluluğu olan kim varsa, bunlardan hukuk önünde hesap sorulacaktır. Bu konuda en küçük bir tereddüt olmamalıdır" dedi. Başkan, krizin sistemik bir risk taşımadığını vurgulayarak, "Ne finansal sistemimize ne Türkiye ekonomisine yönelik bir risk söz konusu değil. Bunu piyasanın tamamına dair bir problem olarak resmetmek Türk Borsası'na yapılmış bir haksızlık olur" şeklinde konuştu.

Eski AKP Milletvekili ve yazar Aydın Ünal ise krizi "830 milyar liralık" boyutunda tanımlarken, çözümün radikal olmasını istedi. Bir televizyon programında konuşan Ünal, "Burada kelleyi almadığınız sürece bu iş kapanmaz" diyerek, fonlardan kimin kazanç sağladığının, kimin ne zaman sisteme girip çıktığının ve bağlantıların incelenmesi gerektiğini bildirdi. "Devletin koruması gerekiyordu, SPK'nın düzenlemesi gerekiyordu" diyen Ünal, "Bu çok önemli isimlere, çok önemli makamlara dokunuyorsa da üstü kapatılamaz" ifadelerini kullandı.
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ ise soruşturma sürecindeki uygulamalardaki tutarsızlığı gündeme getirdi. Özdağ, gözaltına alınanların bazı görüntülerinin halka açıklandığı, bazılarının ise gizli tutulduğunu kaydederek, "Bakın ben görüntü alınsın demiyorum. Ama herkese eşit davranın. Doğrusu bu. O zaman bunu belediye operasyonlarında da böyle yapın" diyerek şeffaflık ve eşitlik çağrısında bulundu.
Kaynak: Sözcü - Sözcü
Orijinal Haber: Orijinal haberi görüntüle
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!