ABD'de Atlanta merkezli rahip Philip Anthony Mitchell, "Yapay zeka, kıyamet zamanlarında büyük bir rol oynayacak" diyerek gündeme getirdiği tartışma, bir yıl sonra TikTok'tan podcast'lere kadar uzanan geniş bir Hıristiyan kitlesini sarmış durumda. Megakilise rahiplerinden Greg Laurie, "Yapay zeka kıyamet senaryosunun bir parçası olabilir mi?" sorusuna "Çok mümkün" cevabını verirken, rahip Mike Signorelli ise "Bu, Deccal'i elde etmenin ayrılmaz bir parçası" uyarısında bulundu.

BBC Türkçe'nin haberine göre; bu din adamlarının hepsi yapay zekanın iyilik için kullanılabileceğini kabul etse de, Şeytan'ın temsilcisi sayılan Deccal'in, insanları Tanrı yerine kendisine tapmaya yönlendirmek amacıyla bu teknolojiyi kullanabileceği konusunda ortak bir endişe paylaşıyor. Bu yaklaşım, İsa tarafından yenilgiye uğratılmadan önce dünya yönetimini ele geçireceğine inanılan Deccal figürünün, Vahiy Kitabı'ndaki "denizden çıkan canavar" ve "ikinci canavar" benzetmeleriyle yapay zekaya atfedilmesinden besleniyor.

Teknolojik değişim ve toplumsal stres

Saint John's İlahiyat ve Seminer Okulu'nda yapay zeka ve teknoloji etiği uzmanı Profesör Noreen Herzfeld, bu handikapların tarihsel bir desenin parçası olduğunu belirtiyor. "Kıyamet alametleri hakkındaki tartışmalar büyük değişim dönemlerinde gelişir" diyen Herzfeld, yapay zekanın etkisini endişe ve belirsizlik yaratan sanayi devrimlerine benzetiyor.

Herzfeld şöyle diyor: "Hızlı değişimlerin yaşandığı bir dönemde yaşıyoruz. Bilgisayar teknolojisi geçmişte hiç olmadığı kadar hızlı gelişiyor. İş kayıpları, her şeyin değişeceği, devrim niteliğinde etkiler söyleniyor. Bu tür hızlı değişimler insanlar için çok zor."

Profesör Herzfeld'e göre, yapay zekanın hayatın her alanına girmesi ve Silikon Vadisi'nden gelen "yapay zekanın insanlığı yok etme olasılığı %10-15" gibi uyarılar bir "kontrol kaybı" hissi yaratıyor. Herzfeld, "İnsanlar Tanrı'nın hâlâ her şeyin kontrolünde olduğunu hissedebilirlerse, 'Bu anı nasıl karşılamak istiyorum? Kendimi kötülüğün değil, iyiliğin tarafına nasıl konumlandırabilirim?' diyebilirler" ifadesiyle dini inancın bu kaos içinde bir sığınak işlevi gördüğünü vurguluyor.

Tarihsel bir döngü: Her dönemin "Deccal"ı farklı

Pew Araştırma Merkezi'nin 2022 verilerine göre Amerikalı yetişkinlerin yaklaşık %40'ı, Hıristiyanların ise %47'si kıyamet döneminde yaşadıklarına inanıyor. North Carolina Elon Üniversitesi'nden Profesör Jeffrey C. Pugh, bu oranın on yıllardır sabit kaldığını, ancak "Deccal" kimliğinin dönemin korkularına göre şekillendiğini söylüyor.

Pugh, büyükannesinin 1930'larda Başkan Roosevelt'ı Deccal ilan ettiğini hatırlatarak, "Güncel olayları belirli bir İncil anlatısına uydurmaya çalışmanın mantıksızlığını ortaya koyuyor" diyor. 1960'lardaki siyasi suikastlar ve toplumsal kargaşadan, 1970'lerdeki "Son Büyük Dünya Gezegeni" kitabının popülaritesine, Soğuk Savaş'ta Sovyetler Birliği'nden 11 Eylül sonrası İslam'a kadar her dönem kendi "Deccal"ını üretmiş.

"Zamanı kontrol edemeyiz ama iyi yaşayabiliriz"

"Made in Our Image: God, Artificial Intelligence, and You" (Kendi Suretimizde Yaratıldı: Tanrı, Yapay Zeka ve Siz) kitabının yazarı Avustralyalı rahip Stephen Driscoll, yapay zekayı "şimdiye kadar ürettiğimiz en korkutucu teknolojilerden biri" olarak tanımlarken, Deccal adayı olabileceğini kabul ediyor. Ancak Driscoll'a göre İncil, geleceği tahmin etmek için değil, değişime hazırlık için bir rehber.

Driscoll, "Tanrı, teknolojik bilgeliğin Tanrısıdır. Taştan bronza, demirden çeliğe, nükleerden yapay zekaya kadar her çağ üzerinde nihai kontrole sahiptir" diyerek, Eski Ahit'te sürgün altındaki Daniel'in farklı imparatorluklar altında sadık kalmasını örnek gösteriyor.

Driscoll şöyle diyor: "O, zamanı kontrol edemez ve gelecek imparatorlukları, trajedi getirecek olsalar bile, durduramaz. Ama o, sadık ve umutlu olmaya, iyi yaşamaya, insanları sevmeye ve nerede olursa olsun Tanrı'ya itaat etmeye muktedirdir. Zamanı kontrol edemez ama iyi yaşayabilir."

Dolayısıyla Driscoll, dünyanın sonu gelip gelmediğinden bağımsız olarak, "Her şey iyi değildir, ancak en önemlisi Tanrı iyidir ve her şey O'nun elindedir" vurgusuyla pratik bir teoloji öneriyor.


Kaynak: BBC Türkçe - Haberler
Orijinal Haber: Orijinal haberi görüntüle