Emekli Tümamiral Kutluk, bölgesel güvenlik mimarisi ve Türkiye'nin savunma sanayii stratejisi üzerine yaptığı değerlendirmelerde, gündeme gelen "Mekke Savunma Anlaşması" iddialarının henüz somut bir zemine oturmadığını kaydetti. Sputnik Türkiye'ye yaptığı açıklamalarda Kutluk, "Ortada bir anlaşma taslağı ve imzası var. Herhalde Pakistan, Suudi Arabistan ve Türkiye'nin imzası bulunuyor. Ancak bir anlaşmanın var olması için üç ülkenin de bu taslağı onay sürecinden geçirmesi şart. Üçünün de bu süreci tamamlamadığı gözlemleniyor. Dolayısıyla ortada bir anlaşmanın varken söz etmek zor" ifadelerini kullandı.
Kutluk, varsayımsal anlaşmanın niteliğiyle ilgili spekülasyonların yerinde olmadığını belirterek, "Yürürlüğe giriş şekli, süre, hangi dilin geçerli olacağı, taahhütlerin nasıl hayata geçeceği gibi olmazsa olmaz maddeler henüz belli değil. Hiçbir devlet bunu onaylamadı, içeriği kimse tarafından bilinmiyor" dedi. Anlaşmanın hayata geçirilmesi için ciddi askeri ve siyasi altyapı hazırlığının yanı sıra, üç ülkenin coğrafi uyumsuzluğunun getireceği operasyonel zorlukların da aşılması gerektiğine dikkat çekti.
HUSİLER VE SUUDİ ARABİSTAN KRİZİ
Yemen'deki Houthi grubu ile Suudi Arabistan ilişkileri üzerine Konuşan Kutluk, Husilerin Filistin politikası bakımından Türkiye ile aynı çizgide olduğunu, Gazze'ye karşı İsrail operasyonlarına silahla karşı koyan ikinci ülke olduklarını hatırlattı. "Türkiye'nin Husileri karşısına alması için politik bir neden yok" diyen emekli tümamiral, Riyad'da yapılan toplantıların bu kaygıları gidermek yerine derinleştirdiğini, bu toplantının Suudi medyası aracılığıyla Suudi Arabian'ın duymak istediği çizgide yönetildiği izlenimini verdiğini aktardı.
Suudi Arabistan'ın Husilerle yaşadığı hasman durumu için "kendim ettim, kendim buldum" tespitinde bulunan Kutluk, çatışmanın Temmuz ayının başında Suudi destekli Yemen sürgün hükümetinin Sana Havalimanı'nı bombalamasıyla patlak verdiğini, bu durumun mısıl atışlarına yol açtığını anlattı. Suudi ekonomisinin bu süreçte ciddi darbe aldığını belirten Kutluk, "Suudi Arabistan İran-Amerikan savaşından az etkilenmiş olsa da, ürettiği petrolün yarısını Doğu-Batı boru hattıyla Kızıldeniz'e çıkarıp satma imkânından mahrum kaldı. Depolama tesisleri ve boru hatları vuruldu. Gayrisafi Milli Hasıla'nın dış borç oranı zaten çok yüksek, ekonomi sadece hidrokarbon ihracatına dayalı. Bu yapı şu an sarsıntı geçiriyor" dedi.
Kutluk, Suudi Arabistan'ın ABD, Mısır ve Pakistan'dan yardım istediğini ancak olumlu cevap alamadığını, "Suudi Arabistan'ın çok zor durumda olmasının sebebi kendisi. Buna kimsenin dışarıdan yardım edecek hali yok" yorumunu yaptı.
F-35: "TÜRKİYE'YE İYİLİK YAPTILAR"
Milli Muharip Uçak (MMU) KAAN'ın roll-out töreniyle gündeme gelen F-35 sürecine değinen Kutluk, projeyi "başından beri hatalı" olarak nitelendirdi. "F-35'ten Türkiye'yi çıkararak bize iyilik yapmış oldular. Umarım F-35'i geri almaya çalışmayız. Hava Kuvvetlerimizde F-35'in yer alacağı bir alan yok; o alanler milli uçaklarımızla doldurulacak vaziyette" şeklinde konuştu. ABD'nin proje iptalini ceza olarak kullanma politikası içindeki endişelerin yavaş yavaş yerini, projenin kendisinden soğuma trendinin aldığını vurguladı.
Kaynak: Sputnik Türkiye
Orijinal Haber: Orijinal haberi görüntüle
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!